Ne konuşurdunuz
ya da
ne konuşmazdınız
öyle saatlerce balkonda
sokağın boşluğuna bakarak
bir kerede değil üstelik
birlerce kere
her boş sokak
her balkondaki iki kişi sizi hatırlatıyor
boş balkonlara bakıyorum
bu evdekiler birbirini sevmiyor diyorum
sevseler
bırakırlar mı
kendilerine bırakılmış bomboş sokağı başkalarına
belki çocukları da yok bunların sevdiği
olsa
her baktığında çocukları
el sallamazlar mı
muhakkak sallarlar
çocuk bu
aklı da çocuk olunca küsüverir
hemen sevmiyorlar beni diye
çocuk dedim ya
benim gibi
biz seninle
balkondan bakardık
sen baba işte derdin
aynı balkondan ben boyum zor yetişir parmak ucundan babamı görürdüm
babam işte idi
sonra babamla yerleri değiştirirdik
babam balkona
ben sokağa
ertesi sabah ben uykulu uykulu
sorardım
babam nerede diye
sen yine baba işte derdin
ben balkona koşardım
geliyor babam diye
sana yine soruyorum
babam nerede benim
de hadi
boşver dalma
ağlama da
baba işte de
ben de balkona koşayım
demiyorsun
oysa babam çay yudumlamaz mı
sıcak yaz günlerinde
ılık akşamüstü esintisinde
rezervasyonu yapılmış sokağa karşı
dedim ya ne konuşurdunuz
ya da
ne konuşmazdınız
öyle saatlerce balkonda
babam ile
anne