‘,’DirenaŞK’,”,’inherit’,’open’,’open’,”,’346-revision-v1′,”,”,’2013-06-14 19:43:56′,’2013-06-14 16:43:56′,”,346,’http://www.ilkeralatas.com/346-revision/’,0,’revision’,”,0),(108,1,’2013-05-30 01:40:11′,’2013-05-29 22:40:11′,’ \r
\r
<b> </b>\r
\r
Küçükken biz\r
\r
başka mevsimlerde\r
\r
başka çağlarda\r
\r
başka insanlarla yaşardık\r
\r
küçüktük\r
\r
ve\r
\r
hep öyle kalacağız sanırdık\r
\r
olmadı\r
\r
büyüyüverdik\r
\r
bilinçizce\r
\r
umarsızca\r
\r
….\r
\r
\r
\r
neyse\r
\r
küçükken biz\r
\r
kişi başı bardak sayısı daha fazla yağmur düşerken\r
\r
daha az ahmak vurulurdu\r
\r
caddelerde\r
\r
\r
\r
böylesi bir dünyada\r
\r
hepimize ait karelerimiz metreleri fazla istanbulda\r
\r
bir ucundan bir ucuna daha kolay gidebilirdik\r
\r
tek köprülü hayatımızda\r
\r
deprem sanki daha çok erzurum da\r
\r
erzincan da olur sadece gibi gelirdi\r
\r
çocuk aklımıza\r
\r
ve korkusuzca oynaşırdık\r
\r
beklenen bu olduğu için\r
\r
\r
\r
herkes yeni istanbul kurma peşinde\r
\r
para çukurlarını kazardı\r
\r
kat karşılığı\r
\r
\r
\r
ve biz yeni inşaatların temellerinde bekleşirdik\r
\r
oyun parkımızın yapım aşamasını\r
\r
biz bekledikçe yağmur daha hızlı yağardı sanki\r
\r
sanki\r
\r
bizim oyunlarımıza yetiştirememe telaşı içinde yağardı\r
\r
en bedavasından oyun parkımıza\r
\r
çocuktuk işte\r
\r
daha ne olabilirdi\r
\r
\r
\r
inşaat tahtalarından\r
\r
televizyon ambalajlarından çıkma stroforlardan\r
\r
yelkenli yapar yüzdürürdük\r
\r
çamurdan bozma okyanusumuzda\r
\r
\r
\r
yelkenlilerimiz uzaktan değil elden kumandalı idi\r
\r
yani takıldı mı bir yerlerine inşaat denizinde\r
\r
çıkar ayakkabıları\r
\r
sıva paçaları\r
\r
…..\r
\r
\r
\r
\r
\r
eve çamurlu giderdik yüz göz\r
\r
gerçek birer korsandık biz\r
\r
\r
\r
tek gözlü\r
\r
topal ayaklı\r
\r
olmasak da\r
\r
korsandık çocuk kalpli\r
\r
\r
\r
ki\r
\r
o zamanlar\r
\r
korsana devlet yasak koymamış\r
\r
zaten bizim korsanlığımızda çalma fiilli cümlelerde dahil değildi\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
küçükken\r
\r
bizim\r
\r
açlığımız vardı\r
\r
midemizin içinde\r
\r
hiç kimselere göstermediğimiz\r
\r
\r
\r
yağ olsa tüp olmaz\r
\r
tüp olsa şeker olmazdı\r
\r
yani bizde hep bir şeyler eksikti\r
\r
ama bir o kadar da eksikliğini hissetmediğimiz mutluluğumuz hep cebimizdeydi\r
\r
oysa\r
\r
şimdi\r
\r
her bir şeyimiz o kadar tam ki\r
\r
\r
\r
fakat cep delik cepken delik\r
\r
mutluluğumuz düşmüş yerlere\r
\r
bizlerde basıp geçiyoruz başkalarının mutluluğuna\r
\r
görmezden gelerek\r
\r
\r
\r
büyüdük\r
\r
fakat\r
\r
Bizim mutluluğumuz çocukluğumuz gibi kaldı\r
\r
küçücük\r
\r
\r
\r
büyütemedik hiç\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
küçükken ışıklarımız vardı söneninden\r
\r
\r
\r
sırf biz ailece eğlenelim\r
\r
yüzümüzü görelim\r
\r
konuşalım\r
\r
diye devlet baba ışıklarımızı söndürürdü\r
\r
hergece\r
\r
belirli\r
\r
saatler arsasında\r
\r
beklerdik\r
\r
ailemizin toplanmasını\r
\r
şimdiki gibi devlet kendisi bize protesto edeceğimiz şeyleri\r
\r
ışık söndürerek yapmamıza olanak sağlardı\r
\r
karanlıkdaydık devletçe\r
\r
ama\r
\r
mumumuz vardı\r
\r
gölgesinde oyun oynamak için\r
\r
\r
\r
gaz lambamız dolabın üstünde hazır durur\r
\r
kendini almamız için beklerdi\r
\r
bizde onu yapay bulurduk\r
\r
almazdık\r
\r
\r
\r
\r
\r
gölge oyunları ile\r
\r
duvarda\r
\r
kuş yapardık\r
\r
köpek yapardık\r
\r
çok azımızda çalışıp başka şekiller yapabilirdi\r
\r
oynardık\r
\r
kendimiz kendimizle\r
\r
karanlıkta\r
\r
oysa\r
\r
şimdi\r
\r
başkaları bizimle oynuyor\r
\r
en karanlık yerlerden\r
\r
\r
\r
\r
\r
kelimelerdi oyuncaklarımız\r
\r
ve biz birbirimizle konuşarak anlaşabilirdik\r
\r
akşamları hepimiz aynı yere değil\r
\r
birbirimize bakardık\r
\r
ve\r
\r
ben annemle konuşabilirdim\r
\r
\r
\r
o kadar eski idi yani\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
annem\r
\r
bana diziyi kesiyorum diye kızmazdı\r
\r
\r
\r
soğuklarımız vardı\r
\r
çocukların dışarılara çıkmasını engelleyen\r
\r
cam dibinden dışarıya bakmasını sağlayan soğuklarımız vardı\r
\r
gılgamış destanını yazardık buz gibi soğukta camın buğusuna\r
\r
incecik yazı ile\r
\r
parmağımız kalem\r
\r
camımız kağıt\r
\r
kıçımız kaloriferin sıcağında\r
\r
yanağımız camın soğugunda\r
\r
içimiz üşüsün mü\r
\r
ısınsın mı\r
\r
bilmeksizin\r
\r
otururduk\r
\r
hayallerimizle\r
\r
uykuyu beklerdik\r
\r
\r
\r
\r
\r
mahallemizde erik ağaçları vardı\r
\r
dallarından düşmek için\r
\r
çıkardık\r
\r
dallarına\r
\r
bizi kucaklaması için\r
\r
en olmamışını dalından yemek\r
\r
\r
\r
ben\r
\r
olmamış erik tadını unuttum\r
\r
annemiz bize yeme karnın ağrır dediği şeyler\r
\r
olmamış erikler\r
\r
\r
\r
ya daha lezzetli gelirdi\r
\r
ya da pahalı gelir alamazdık\r
\r
belki ikiside\r
\r
ama\r
\r
biz yerdik\r
\r
ve karnımızla yaptığımız anlaşma gereği ağrımazdı\r
\r
karnımız\r
\r
\r
\r
çocuktuk\r
\r
ve bizi çocuk yapan şeyler şimdi yok\r
\r
yani artık çocuklar\r
\r
çocuk olmalarının ne kadar zor olduğunun farkında değil\r
\r
\r
\r
çok şeyi bıraktık terhis olurken çocukluktan\r
\r
belki de öyle olmalıydı\r
\r
bizim masallarımız olarak kalmak için gitmek zorundaydılar\r
\r
ve gittiler\r
\r
\r
\r
ama\r
\r
ateş böcükleri gitti ya\r
\r
en çok o kaldı çocukluğumda\r
\r
ve ben oğluma anlatamama durumundayım\r
\r
arkasından yanan böcek tarlasını\r
\r
onların verdiği gece karanlığının dansını\r
\r
nasıl tarif edilesi olabilir\r
\r
\r
\r
\r
\r
gece olmalı\r
\r
önce\r
\r
ama zifiri değil\r
\r
loş bir karanlık\r
\r
tarlalarda çingene gibi sabaha kadar dans eden meşaleler\r
\r
vardı desem\r
\r
kim inanır ki görmemiş olan\r
\r
çocuk aklı ile oğlum inansın\r
\r
\r
\r
\r
\r
tırtıl larımız vardı dut yaprakları ile beslediğimiz\r
\r
evlerde\r
\r
hayaller kurulan ilkinden sonra ipek fabrikasında son bulan zenginlik hayallerimiz\r
\r
hepsi\r
\r
ikinci denemede hep son bulurdu\r
\r
kozasında ölüveren\r
\r
kelebeklerle\r
\r
\r
\r
oysa planlarımız sadık kelebeklerin\r
\r
tekrar tekrar bize zenginliği örmeleri\r
\r
üstüneyken\r
\r
ilk ticari girişimimiz\r
\r
başlamadan zararla biter\r
\r
\r
\r
çocukluğumuz\r
\r
eskide kalan\r
\r
bizle gelmeyen\r
\r
bazen düşününce gelemeyen\r
\r
aslında o mu gelmedi\r
\r
o da belli değil\r
\r
tüm arkadaşları ile kaldılar\r
\r
\r
\r
kurbağa larvaları kavanozlarda\r
\r
kalakaldı\r
\r
çocukluğumuzla beraber\r
\r
hiç büyümediler\r
\r
bizimle\r
\r
\r
\r
hep öldüler\r
\r
prens olma ümitleri ile beraber\r
\r
öpülemeden\r
\r
\r
\r
biz içimizde kalakalan\r
\r
çocukluğumuzla ara sıra çoşarız\r
\r
böylesi masallarla\r
\r
\r
\r
\r
\r
küçükken dayımız vardı hepimizin kahraman olan\r
\r
henüz örümcekden adamlar film olmamışken\r
\r
dayımız vardı en bi yakışıklısından\r
\r
\r
\r
En bir Tarık Akanından yakışıklı\r
\r
Ayhan Işığından mert\r
\r
E erkektik ve dayıya çekme zorunluluğumuz vardı tapu gibi\r
\r
biz de mecbur olacaktık dayılarımız gibi\r
\r
yakışıklı\r
\r
mert\r
\r
yeğen\r
\r
ama olamadık hiçbirimiz\r
\r
kendi yeğenlerimizin kahramanı\r
\r
çünkü develüe edilmiştik hepimiz\r
\r
\r
\r
artık dayı olarak\r
\r
sadece geçilen köprülerde kullanılır olmuştuk\r
\r
\r
\r
sinemalara giderdik\r
\r
\r
\r
tahta sandalye üstünde\r
\r
locada otururduk\r
\r
aynı perdeye bakabilmekte bile ayrıcalık isterdik\r
\r
dört sandalyelik\r
\r
bir metrelik tuğlalarda sınırlı cumhuriyetlerimizde\r
\r
\r
\r
elimizde cam şişede\r
\r
hiçbir zaman ikinci alınamayacak bir beyaz gazoz ile seyrederdik\r
\r
yazılarını okumacasına\r
\r
\r
\r
sapanlarımız vardı\r
\r
hiç kuşa atılmamış\r
\r
atılmayacak\r
\r
boyunda asılı kalakalan\r
\r
serum lastileri arardık hastane bahçelerinde\r
\r
böylesi zor ve kötü hastalıklarımız yoktu\r
\r
\r
\r
misketlerimiz\r
\r
rengarenk\r
\r
kavanoz dolusu yatak altında sakladığımız\r
\r
hergün yıkadığımız\r
\r
tekrar tekrar saydığımız\r
\r
\r
\r
\r
\r
ütmek vardı lugatımızda\r
\r
kazanmaya denklik almıştı sözlükten\r
\r
\r
\r
yerde karış alınıp çizilen misket oyunları\r
yok olmuştu\r
\r
sokak araları asfaltlandığından beri\r
\r
kaçmışlardı hepsi başka zamanlara\r
\r
oysa o misketler şimdiki zamanlı cümlelerde\r
\r
sadece vazo diplerinde çiçeklere kullanılır olmuştu\r
\r
\r
\r
\r
\r
korkmadan beslenen kedi –köpek yavrularımız vardı\r
\r
sokak aralarında\r
\r
gayrı meşru doğan\r
\r
oysa şimdi\r
\r
her yerde bir sürü meşru ilişkiden doğan çocuklar o kadar sevilmiyor\r
\r
\r
\r
macuncu vardı\r
\r
kırık tornavida sı ile\r
\r
tahta parçasına\r
\r
saran\r
\r
rengarenk macunları olan\r
\r
macuncular\r
\r
\r
\r
hepsine bir gece birileri\r
\r
ayaklarında ip bağlayıp\r
\r
bırakıverdi\r
\r
gökyüzüne\r
\r
batsınlar diye\r
\r
bir faili meçhule gittiler,\r
\r
\r
\r
babamın pantolununu özlemle beklerdik\r
\r
en güzelinin\r
\r
bize yapılacağı günü\r
\r
ne fiyakalı olurduk\r
\r
baba kumaşından pantolonlarımızla\r
\r
\r
\r
bizler babalarımızın\r
\r
kardeşlerimizin\r
\r
elbiselerini giyebilecek kadar zengin\r
\r
yeni şeylerin özlemini çekebilecek kadar mağrurduk\r
\r
aslında\r
\r
\r
\r
herbişeyler\r
\r
bukadar ertesi gün alınabilir değildi\r
\r
bu yüzden\r
\r
yırtılan\r
\r
kaybolan\r
\r
kırılan eşytalarımızın arkasında üzülürdük\r
\r
\r
\r
okul çıkışında\r
\r
simit yediğimizi anlamak için\r
\r
annemiz yediğimiz simitin çeğreğini getirmemizi isterdi\r
\r
ama anne ben para biriktiriyorum\r
\r
dergi alacağım demezdik\r
\r
kapıda bekleşen simitçilerimiz vardı\r
\r
çeğrek simit satan\r
\r
alıverirdik çeğrek simitimizin eve kadar susamlarını kemirirdik\r
\r
annemiz karşısında aklanırdık\r
\r
tümgün tok gezdiğiömizden beraat ederdik\r
\r
\r
\r
bizim güçlü babalarımız vardı\r
\r
çok zengin değildi\r
\r
ya da\r
\r
biz daha zenginlerin hayatını bu kadar çok izlemiyorduk\r
\r
bu yüzden babalarımız bizim istediklerimiz alabilecek gibi gelir\r
\r
veya\r
\r
biz babalarımızın alabileceklerini isterdik\r
\r
böylesine güçlü babalarımız vardı\r
\r
\r
\r
annelerimiz\r
\r
hep istemediğimiz şeylerde vardı\r
\r
dışarı çıkmamıza izin vermez\r
\r
kötü tadı olan ilaçları içirir\r
\r
sıkı sıkı giydirir\r
\r
zorla yemek yedirirdi\r
\r
yani annelerimiz keşke babamız gibi olsa derdik\r
\r
dayaklarımızı evde annemiz atardı\r
\r
babamız ise sadece sevmeden sorumlu bakan pozisyonunda\r
\r
akşamları severdi\r
\r
bizde sırf bu sebep ile\r
\r
babamızı annemize inat\r
\r
annemizin gözüne batıra batıra\r
\r
\r
\r
daha çok severdik\r
\r
doğrusu da buydu zaten\r
\r
çok seversen\r
\r
çok da sevilirsin\r
\r
ve şimdi annemi ben ne az sevmişim\r
\r
oysa o ne çok severmiş\r
\r
şimdi anlıyorum\r
\r
\r
\r
biz büyüdük ve\r
\r
hepsi çocuk kaldı\r
\r
ve ben bazen çocuk olmak istiyorum\r
\r
ve ben çocuğumun çocuk olamayacağına üzülüyorum